Ana içeriğe atla

Akupunktur Nedir?

Akupunktur Nedir?



Akupunktur; acus (iğne) ve punctura (batırma)" İğne batırma ile yapılan tedavi" ye verilen isim olup; yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişi vardır.Qi (çi) enerjisi:Bu enerji bireyin ruhsal, duygusal, zihinsel ve fiziksel yönlerini içeren tüm temel yaşam aktivitelerinden oluşmaktadır. Yin ve Yang evrensel kuvvetleridir. Meridyenler;Vücutta 14 adet meridyen bulunur. Bu meridyenler Yin ya da Yang özelliği taşırlar. Her bir meridyen üzerinde akupunktur noktaları bulunur. Vücut yüzeyi üzerindeki akupunktur noktalarına çok ince iğnelerle girilir. Böylece Qi, Yin ve Yang arasında bir denge oluşturularak hastalıklar tedavi edilir. Üç tür akupunktur uygulaması vardır: Kafa akupunkturu Kulak akupunkturu Genel vücut akupunkturudur.

Akupunkturda kullanılan iğneler tek kullanımlık mıdır?


İğneler tek kullanımlıktır ve bir kez kullanılan bir iğne asla tekrar kullanılmaz.Steril ortamlarda profesyonel üreticiler tarafından üretilen iğneler kullanıldıktan sonra atıldığından, herhangi bir hastalık bulaşma riski söz konusu olmamaktadır.



Akupunktura gelirken nelere dikkat etmeliyim?
Temel vucut Akupunkturunda kol ve bacaklar noktaları kullanılacağından dirseklere kadar ve bacaklara kadar açılabilecek şekilde giyinilmesi tavsiye edilir, genelde bol giysiler olması tedavide kolaylık sağlamaktadır. Çok yemek yemnesi ve tamamemn aç olmanız tavsiye edilmez hafif birşeyler atıştırarak gelmeniz yararınıza olacaktır.

Akupunktur Kaç Seans Tedavi Gerektirir?

Her bireyde farklı olmakla birlikte hastalıktan hastalığa da değişkenlik gösteren akupunktur tedavisi en fazla 10 – 15 seans uygulanır. Bazı bünyeler 3 seansta tepki verirken bazı bünyelerde 15 seans uygulanabilir.

Uygulanabilecek durumlar nelerdir?


Ağrı:Bel ağrısı ve Baş ağrısı tedavisinde pek çok insanın başvurduğu ilk yöntem akupunkturdur. Oldukça etkili olan akupunktur tedavisi ileriye dönük iyileştirme sunar. Romatizmal: Boyun fıtığı, kistik higrom, boyun kireçlenmesi, tennisçi bileği, diz kireçlenmesi, bel fıtığı, siyatik ağrıları,Behçet hastalığı. Nörolojik: Yüz felci, perifenal Nöropati, sara hastalığı, çocuk felci, parkinson. Solunum: Faranjit, ses kısıklığı, bronşit, akut tonsillit, alerjik bronşit, kuru öksürük, astım, grip. Ağız hastalıkları: Ağızdaki yaralar, kronik faranjit, dişeti iltihabı, diş çekimi ağrısı. Kulak hastalıkları: Kulak çınlaması, meniere sendromu, sağırlık. Damar kalp hastalığı: Yüksek tansiyon, damar sertliği, hipotansiyon. Ruhsal hastalıklar: Alkolizm, korku, ilaç bağımlılığı, şişmanlık, uykusuzluk, sigara bağımlılığı. Üregenital: Ağrısız doğum, idrar yolu iltihabı, böbrek ağrısı, menapoz, sancılı adet, iktidarsızlık. Gastrointestinal: Ülser, kronik gastrit, kabızlık. Deri hastalıkları: Saç dökülmesi, sedef hastalığı, zona, vitiligo, akne. Hormonal hastalıklar: Selülit, guatr, şeker hastalığı, kısırlık, cücelik. Göz hastalığı: Göz nezlesi, göz tembelliği, gece körlüğü.

Kesin Tedavi Eder Mi? 


Ülkemizde ve tüm dünyada Tıp camiasında akupunkturu hem destekleyen hem de şiddetle karşı çıkanlar vardır. Dünya Sağlık Örgütü, yapılan klinik çalışmaların incelenmesi sonucunda 2003 yılında akupunkturla ilgili bir kitap yayınlanmıştır.
Bu raporda akupunktur tedavisinin endikasyonları da belirtilmiştir.
Bu endikasyonlardan ağrı ile ilgili olanları aşağıda sıralanmıştır:
1. Akupunkturla etkili bir şekilde tedavi edilebilen hastalık, semptom ve durumlar: • Safra Kesesi Taşı ve İltihabında Oluşan Ağrı • Dismenore • Peptik ülser, akut ve kronik gastrit, gastrospasm ağrıları • Fasial ağrı • Baş Ağrısı • Diz Ağrısı • Bel Ağrısı • Sabah Yorgunluğu • Boyun Ağrısı • Diş ile İlgili Ağrılar • Omuz Eklemi Ağrısı • Postoperatif Ağrı • Kolik • Romatoid Artrit, • Siyatik • Burkulma • Tenisçi Dirseği
2. Akupunkturla tedavi edilebilen ancak daha ileri araştırmalar yapılması gereken hastalık, semptom ve durumlar: 3 • Karın Ağrısı (akut gastroenterit) • Kanser Ağrısı • Kulak Ağrısı • Fibromiyalji • Gut Artriti • Doğum Ağrısı • Post-herpetik Nöralji • Osteoartrit • Endoskopi Nedeniyle Oluşan Ağrı • Buerger Hastalığı Ağrısı • Radiküler ve Pseudoradicular Ağrı Sendromu • Primer Raynaud Sendromu • Spinal Ağrı, Akut • Kronik Ülseratif Kolit

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ağız Ülserlerinden Ani Ateşe: Herpangina

Herpangina Nedir? Herpangina, ağız tavanında ve boğazın arkasında oluşan küçük ülserlerle karakterize, enterovirüs grubundan virüslerin neden olduğu çocukluk çağında yaygın görülen bir hastalıktır. Ani ateş, boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü gibi semptomlarla kendini gösterir. Genellikle 7-10 gün içinde iyileşir. Herpangina Belirtileri: Ani başlayan ateş Boğaz ağrısı Baş ve boyun ağrısı Şişmiş lenf bezleri Yutma zorluğu ve iştahsızlık Bebeklerde ağızda salya artışı ve kusma Ülserlerin özellikleri ve iyileşme süreci hakkında detaylar da ayrı bir paragraf halinde sunulabilir: Enfeksiyondan iki gün sonra ağız ve boğazın arkasında açık gri, kırmızı kenarlıklı ülserler oluşur. Bu ülserler genellikle 7 gün içinde iyileşir.   Herpangina Nedenleri ve Bulaşma Yolları: Virüs Türleri: A grubu coxsackievirüsler en yaygın nedenlerdir. Ayrıca B grubu coxsackievirüsler, enterovirüs 71 ve echovirüsler de etkili olabilir. Bulaşma Yolları: Fekal-oral yol: Dışkıyla kontamine olmuş yüzeylere temas. Solun...

Vitaminlerin Yağda ve Suda Eriyen Tipleri: Vücudumuzdaki Rolleri

 Vitaminler, vücudun normal fonksiyonlarını sürdürebilmesi için hayati önem taşıyan organik bileşiklerdir. Ancak vitaminlerin vücut tarafından kullanılabilirliği, yağda veya suda çözünür olmasına bağlı olarak farklılık gösterir. Bu iki çözünme tipi, vitaminlerin depolanma, alım ve metabolizma şekillerini etkiler. Yağda Eriyen Vitaminler Yağda eriyen vitaminler, lipitlerde çözünür ve genellikle vücutta yağ dokusunda veya karaciğerde depolanabilir. Bu vitaminlerin başlıca özellikleri şunlardır: 1. Temel Yağda Eriyen Vitaminler A Vitamini : Görme, cilt sağlığı ve bağışıklık sistemi için kritik. D Vitamini : Kalsiyum ve fosfor metabolizmasını düzenler, kemik ve diş sağlığını destekler. E Vitamini : Güçlü bir antioksidandır, hücre zarlarını serbest radikal hasarından korur. K Vitamini : Kan pıhtılaşması ve kemik sağlığında rol oynar. 2. Yağda Eriyen Vitaminlerin Özellikleri Depolanabilirlik : Vücutta uzun süre depolanabilir, bu nedenle günlük alımı zorunlu değildir. Fazla Alımın Riskler...

Koplik Lekeleri ve Kızamık ile İlişkisi

  Koplik lekeleri , kızamığın erken teşhisinde önemli bir bulgudur ve hastalığın patognomonik (yalnızca o hastalığa özgü) bir özelliğidir. Bu lezyonlar, kızamık döküntüsü ortaya çıkmadan önce gözlenir ve hastalığın ilerlemesinin ilk evrelerinde tanısal ipuçları sunar. Aşağıda Koplik lekelerinin tanımı, klinik önemi ve tarihçesi hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Koplik Lekeleri Nedir? Tanım: Koplik lekeleri, kızamık döküntüsünden yaklaşık 2-3 gün önce ağız mukozasında ortaya çıkan küçük beyaz veya gri renkte lezyonlardır. Genellikle yanak mukozasında, 1. ve 2. molar dişlerin hizasında, kırmızımsı bir zemin üzerinde "tuz taneleri" gibi görünürler. Morfoloji: Ülserleşmiş, nekrotik ve nötrofilik eksüda içeren lezyonlar olarak tanımlanırlar. Klinik Önemi: Bu lezyonlar, kızamığın diğer viral döküntülü hastalıklardan ayırt edilmesinde büyük bir öneme sahiptir. Klinik Bulgular ve Teşhis Koplik lekeleri, kızamığın prodrom evresinde ortaya çıkar. Bu evrede şu belirtiler eşlik edeb...